12 EYLÜL’ÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Mehmet Akkaya

Bazı siyaset teorisyenlerine (E. Hobsbawm, C. Hill, Taner Timur) bakılırsa Yeniçağ, devrimler çağı adını alıyor. Tabii öncelikle İngiliz burjuva devrimleri (1648, 1688), Amerika Devrimi (1776) ve Fransız İhtilali (1789) kastediliyor. Elbette bunlara 20. yüzyıldaki Sovyetik Devrimler de ilave edilmektedir. Emekçiler cephesinden bakıldığında asıl devrim sıfatını hak eden ise Paris Komünü ile başlayan ve 1917’de Rusya’da gerçekleşen Ekim Devrimi ve onu izleyen Çin Devrimi ve diğerleridir. Bu devrimlerin başladığını ve devam etmekte olduğunu iddia eden görüşlere de rastlamak olasıdır. Buna benzetilerek söylenirse karşı devrimlerin de başlayıp devam etmekte olduğu düşünülebilir. 12 Eylül de sıklıkla başlayıp devam eden karşı devrim hareketi olarak değerlendirilmektedir.

Kırk yıla yakın bir geçmişi olmasına rağmen toplumun onunla ilgisi sıcağı sıcağına devam ediyor. Bunun nedenlerinden birisi elbette emekçiler cephesindeki yaptığı hak gaspları ve kıyımlardır. Sanat cephesinde yasakladığı, sansürlediği ve dahası kamyonlar dolusu yaktığı kitap, dergi, gazete ve müzik ile sinema ürünleridir. Siyasal mücadele açısından yaptığı idamlar, işkencede katledilen gençlik önderleri, komünistler de unutulur gibi değil. Yine onu güncel kılan özelliklerden birisi de bugünkü düzenin temellerinin atıldığı yıllar olmasıdır. Bazı yorum ve değerlendirmelere göre bugünkü faşist uygulamalar, 12 Eylül uygulamalarını geride bırakmıştır. Hangi dönemin daha faşist olduğunun önemi yoktur bizim için. Doğru olan bir şey var ki, o da ülkemizde yüzyıldır –öncesi de var- kıyım ve katliamların eksik olmadığıdır.

12 Eylül’ü konu edinenler, eylül ayında kaybettiklerimizi de anmadan edemez. Zindanları yıkarak özgürlüğüne kavuşan Yılmaz Güney, yine zindanların çürüttüğü yaşamanı 9 Eylül 1984’te kaybetmişti. Ruhi Su’yu da 20 Eylül 1985’te uğurladık. Şili’nin efsanevi gitaristi Viktor Jara da halkların gönlünde taht kuran ender devrimcilerden birisiydi. O da 16 Eylül 1973’te devrim şehitleri kervanına katılarak aramızdan ayrıldı. Şimdi Tüketiciler Derneği Bağcılar Şubesi, bir etkinlikle 12 Eylül’ün düşündürdüklerini masaya yatırıyor, yitirdiğimiz önder sanatçıları ve tüm devrimcileri anıyor.