FELSEFE ATÖLYESİ’NDE HAYAT VE SANAT
Meryem Meriç

BİLKAR Felsefe Atölyesi’nde bu hafta sonu “Hayat ve Sanat” adlı kitap üzerinden bir çalışma gerçekleştirdik. Kitap, felsefeci-yazar Mehmet Akkaya’nın. Filozofça serisinin içinde yayınlanmış kapsamlı bir çalışma. Kitap, sanat felsefesini konu ediyor. Tarihsel bir metot izlenirken eser, sanatın öyküsünü de sunmuş oluyor. Birçok arkadaşımızın yakın zamanda okuduğu bir eser aynı zamanda. Daha evvel planladığımız üzere bu hafta sonu BİLKAR’daki buluşmada yazarla detaylı bir tartışma imkanı bulduk.

Konuşmasında Mehmet Akkaya, insanın ve toplumların neden sanatla ilgilendikleri sorusunun yanıtını aradı öncelikle. Bunu yaparken de en eski tarihlerde, mağara duvarlarına yapılan resimlerin arkasındaki nedenleri ve motivasyonları sorguladığı görüldü. Akkaya’ya göre sanatın üretimle, toplumla ve kentleşmeyle yakından ilgisi bulunuyor. Bunlar hayat/yaşam kavramına karşılık geliyor; bu anlamda hayat da sanatın alt yapısını oluşturuyor. Bu alt yapının giderek kırsal yaşamdan kentlere kaydığı ileri sürülüyor.

Akkaya, hem kitabında hem de sunumunda sanatı, yalnızca sanat olarak ele almamaya özen gösterirken onun mitoloji ve iktidar ilişkileriyle nasıl biçimlendiğini, ayrıca felsefi ve politik süreçlerce nasıl tetiklendiği üzerinde de dururken pek çoğumuzun ilgisi çekmiştir. Böyle bir sunumu doğaldır ki, sınıf mücadelesi teorisine ve diyalektik felsefeye bağlıyor.

Ben de ana akım felsefe okumalarla yetinmeyen bir eğitimci olarak Akkaya’nın düşüncelerini özgün bulduğum gibi Hayat ve Sanat adlı bu çalışmayı, meseleye ilgisi olan kesimlere ve elbette ki gençlere ve öğrencilerime öneriyorum. Dolayısıyla BİLKAR Felsefe Atölyesi adına Mehmet Akkaya hocamıza teşekkür ediyor, üreteceği ve paylaşacağı bilgi repertuarının daim olmasını diliyorum/diliyoruz…